"Taraf" saçmalayacak yer arıyor


Taraf'ını hepimizin bildiği ve Türk Milleti,Devleti ve Ordusundan karşı tarafta yer tutmayı iş bilen "Taraf" gazetesi ne yapmaya çalıştı kimse anlayamadı ve twitter'da herkesin t..şşk malzemesi oldu.
Elde değil gülmemek; Muhsin Yazıcıoğlu'nu NTV düşürdü. Ahmet Altan denyosu(az bir kelime daha fazlasını yazmak istemedim) işte bu başlıkla yazısını dillendiriyordu. NTV 'nin14.34 te aradığını yani kazadan önce arayıp manyetik alan oluşturduğunu ve helikopteri düşürdüğünü söylüyordu. NTV'den cehalet dünyası Ahmet dAltan'a cevap geldi.

O bahsedilen saat GMT'ye göreydi yani İngiltere Greenwich'e göre. Türkiye'de saat GMT+2'dir. Yani oradan 2 saat ileridir. Zaten pek çok yerde saat seçerseniz İstanbul GMT+2 yazar. Yani aranan saat 16.34 'tü düşüşten sonraydı.
NTV Ahmet Altan'ı cevapladı.

Neyse ki dalga geçmemiş; şahsen ben olsam:
Ahmet oğlum saçmalayacak başka şey kalmadı mı? Nereye kadar bu iddialarla yaşayacaksın?
Aldığın kapakların sayısı 2 tabak 3 bardağı geçti yetmedi mi?..
Orduya salladın sana belgelerle kapak yaptı daha yeni yok hızını alamadın devlet ve kurumlarından vazgeçip özel sektöre de sallamaya başladın, liberal misin komünist misin anlayamadık ki seni amacın ne dayı yaa?

Kafayı yemek üzeresin tirajı artırmak için başka yollara başvur artık dAltan; magazine yüklen ya bari böyle saçmalamaktan iyidir.

Ekmek Teknesi'nden

Bu hikayede gönül var sefa yok..
Alttaki video Youtube linkidir.



YOUTUBE LİNKİNİ GÖREMEYENLER İÇİN


Şehir içindeki otobüs yolculuklarımızda bir kız ya da kızlar açısından yakışıklı bir erkek görürüz ve belki de yolculuk boyu "keseriz/kesişiriz". Sonrasında da o insanı bir daha görebilmek umuduyla o otobüse bineriz ya da çarşıda sokakta gezerken sağa sola bakarız.

Bir ortamda karşılaşabilmek için ya da bir arkadaşının arkadaşı olması ihtimalini hesap edersin ama hep nafile çıkar.

Web 2.0'dan bahsetmiştik ve insanların bunun gelişmesiyle sosyal ağlara ilgisini söylemiştik. Türk sosyal ağları da çoğalmaya başladı. Bunlardan ilginç olan bir tanesi de çok ilginç bir şeye hizmet ediyor; yukarıda bahsettiğim olayda,otobüste gördüğünüz insanı bulamama derdini ortadan kaldırıyor. www.otobustegordum.com. Sitede İzmir, Adana, Eskişehir, İstanbul ve Ankara şehirlerinin otobüs ve metro hatları var. Sitenin sloganı da "onu otobüste gördüm bir daha bulamadım SON!" şeklinde. Üyelikten sonra hangi hattı kullandıysanız o hatta arama yapıyorsunuz ve eğer o kız buraya üyeyse "aha işte o" deyip hemen muhabbete başlıyosunuz. Sonra da otobüsteki 5 dakikalık göz göze gelmeler geçici bir heves olarak kalmıyor. Bu site tutarsa yepyeni aşklar otobüslerde de başlar. Otobüste gördüğünüz kızı bir daha görebilirsiniz neden olmasın denemekte fayda var.

Ryu Rauf'a Karşı



Bir zamanların kralı Street Fighter'ın vazgeçilmezi,en karizması belki de en güçlüsü. En kısa deyimle "
çocukluğumuzun kahramanı" yerle bir oluyor. Rauf Ryu'yu böyle alt ediyor:D bobiler.org'dan.

Amerikan Deniz Piyadeleri'nin Yemini


Amerikan Deniz Piyadelerinin ("Marine"lerinin) şehadetnamelerini duymamışınızdır. "Mezuniyet" töreni, gencecik erin, "
Bir Deniz Piyadesi Nedir?" haykırışı ile başlar ve şöyle devam eder: "Birleşik Devletler Deniz Piyadeleri, iki yüz yılı aşkın titremesidir yerin! Cehennemdir! Ölümdür! Yıkımdır! Dünyanın gördüğü en iyi savaş makinasıdır! Bombaların açtığı bir çukurda doğduk biz! Anamız bir M-16, babamız ta kendisidir İblis'in!


Denk al ayağını! Senin hayatına yönelik yeni bir tehdittir, yaşadığım her an benim! Ben, kaba görünüşlü, gezginci bir deniz piyadesiyim! Ben, kibirli, benmerkezci ve küstahım! Korku nedir bilmem; çünkü korkunun ta kendisiyim ben! Kan ve barsaktan oluşan yeşil bir canavarım! Suda da, karada da yaşayabilirim! Ama sudan çıktım ve cerahatimi dünyada mukim Amerikan-karşıtlarının üstüne boşaltıyorum! Ne zaman gerekir, ne zaman olursa, muharebe alanında görkemli bir ölümle ölecek, hayatımı Annem, Deniz Piyadeleri ve Amerikan Bayrağı uğruna feda edeceğim!

Kartalı Hava Kuvvetleri'nden, çıpayı Deniz Kuvvetleri'nden, halatı Kara Kuvvetleri'nden çaldık biz! /forslarından bahsediyor. Amerikan Deniz Piyadelerinin forsları halat sarılı çıpanın üstüne konmuş kartaldır/ Allah dinlenirken Yedinci Gün'de, O'nun sınırlarını aştık, dünyayı çaldık! O gün, bu gün, gösteriyi biz yürütüyoruz!

Biz, piyadeler gibi yaşar, denizciler gibi konuşur, her ikisinin de ayaklarını yerden keseriz şamarlarımızla! Gündüz asker, gece hovarda, dilediğimizde sarhoş ve Allah'ın izniyle, Deniz Piyadeleri'yiz, biz!"

Alev ALATLI'nın eski bir yazısından alıntıdır. Bunu okuduktan sonra dönün Irak, Afganistan'a bakın. Şimdi anlayabildiniz mi insanoğlu nasıl bu kadar vahşi,insanlık sıfatından sıyrılmış olabiliyor. Amerikan askeri işte böyle yetişiyor. Yemin savunma değil hep saldırı içeriyor. İblis'in çocuklarıymışlar. Burayı okuduktan sonra Kurtlar Vadisi Irak'taki diyalog aklıma geldi, oteldeki Amerikalı Tanrı'nın çocuğu olduğunu söyler. Dışarıda Memati İngilizce anlamadığı için Polat'a bunu sorar . "Abi ne diyor?".Polat; "Tanrı'nın çocuğuymuş". Memati de ne çocuğu olduğunu söyler kendince. Benim de onu diyesim geldi..

"Alpaslan'a Mektuplar"

Vakitsiz oldu ölümü Alpaslan Abi'nin. Kendisi Ultra-Aslan tribünlerinin lideriydi ama denir ya "taraflı tarafsız" işte öyle hepimizi üzmüştü onun ölümü. Ölümünün tam 1.yılında adına bir kitap çıktı : "Alpaslan'a Mektuplar"

İçinde tüm Galatasaray taraftarlarının,arkadaşlarının,onu seven tanıyan herkesin,ona yazdığı mektuplar,şiirler,beraber yaşadıkları anılar,hatıralar bulunuyor.
Kitabın geliri de Galatasaray Engelli Basketbol Takımına bağışlanacak. 27 Eylül günü satışa çıkan bu kitaba başta Galatasaray Store'lar olmak uzere,seçkin kitapçılar,Carrefour,Migros gibi marketlerden ve GS STORE'dan (kitap almak için tıkla) adresinden ulaşılabilecek.

Blog Widget by LinkWithin

Copyright © 2009 - Karalama Defterim - Tüm Hakları Saklıdır ve kartalizma_okan 'a aittir
Yazılan "bi kaç kelam" a saygı göstererek aktif bağlantı adresi vermeden kopyalama yapmayınız. Blog en iyi Google Chrome ile sonuç verir.