Koparzinho Gönülleri Fethediyor


Gelir gelmez sempatik tavırlarıyla ilgi odağı olan KOPARZİNHO (KİMDİR?) için Facebook'ta hayran sayfaları açılıyor. Geçirzinho'dan sonra Beşiktaş'ın en önemli transferleri arasında yer alan KOPARZİNHO'nun gelişini sizlere daha önce de yine bu sayfalardan ilk biz duyurmuştuk. Gökhan SARI'nın büyük emeği geçen bu transferin ardından KOPARZİNHO, sadece GEÇİRZİNHO'nun alternatifi olarak kalmamış onunla birlikte inönü'de başlayarak, trabzon, samiyen ve en son old trafford'da görülmüştür.

Müthiş çabaları ve sempatik tavırlarıyla gönülleri çalan KOPARZİNHO bir vidyo çekmiş ve kendisine olan ilgiyi iyice artırmıştır.

Konuyla ilgili haberin başında da bahsettiğimiz gibi kendisine hayran sayfaları açılan KOPARZİNHO'nun hayranı olmak için buraya tıklayabilirsiniz.

işte KOPARZİNHO'nun ilk canlı görüntüleri, sizce de çok sempatik değil mi?

Not'lara Verilen Tepkiler


Vizelerde son düzlüğe girilmeye başlanılmasıyla beraber notlar da ufaktan ufaktan açıklanıyor. Herkes birbirine notunu sorduğunda verilen tepkiler hep çok benzer oluyor. İşte onları bi gruplarsak not not şu tip tepkiler çıkıyor:

0-30 arası alırsanız: "Hadi yaa niye yapamadın yaa?.." gibi sıcak görünmeye çalışan tipler vardır bu tipler notun dibine vurmuştur 60'ı geçeli çook olmuştur. Bir de sizin gibi bi başka mazlum daha vardır; "aynı ben de yaa yapamadım ne biçim sormuş öyle" diyen hocayı suçlayan ve sizin hiç suçunuz olmadığını ima edip kader birliği çabasına giren tiplerdir bunlar da.
30-40 arasında "finalde yaparsın (belki)" tarzı hadi koçum dercesine gazlı umut veren cümleler kurulur. Siz de o sınavda az çalışmanıza rağmen o notu almışsınızdır ve büyük gazdasınızdır; "Kesin geçecem abi ben bu heriften" gibi o anlık gazla söylenen cümleleri yerleştiriverirsiniz.
(60 geçme notudur) 50-60 arası alırsanız tepkiler de şöyle olur; "eh iyi ya" gibi "bari finalde de yakın yapar geçersin" gibi cümleler kurulur. Çok da umursanmaz, o notlar boynu bükük, yoruma kapalı kalırlar. (Özellikle 60 ise not, 50 ise biraz daha gaza açıktır)
60'tan yukarısında tepkiler kişiden kişiye değişir; 70 falan ise "oo iyimiş" gibi cümleler kurulur, 80 ve üstünde "ohaaaa be abi" diye inekliğe hayranlık belirten cümleler argo biçimde kurulur.
Zaten 100'se not bi daha o kişiyle konuşmama kararı bile alınabilir.

Bi de düşük alan kendinden bi tane daha aramak ve bulmak ümidiyle sorar, yüksek alan da bakalım bi ben mi zekiyim yoksa herkes mi böyle diye sorular sorar.

Bu saydıklarım normal bir üniversite öğrencisi içindir. Öyle her sınavı 80-90 olan, inek tipler bu yazıda kendini bulamazlar. Onların psikolojisinden anlamak biraz zor çünkü ben de daha sıradan, ligin filaş ekibi tarzında bir kişiyim. Bi bakarsın 80-90 bi bakarsınız küme düşüyoruz 30-40. İnişli çıkışlı grafikli öğrencilere selam olsun diyerek noktayı bırakıyorum buraya. Devam etmek isteyen yorumlardan anlatsın.

Kalemim Kaybolmamış

İnsan bi kalemin ardından üzülür mü?..Ben üzülürüm işte..Takıntılı bi adamım, Hasta Ruh Alpay Erdem'de kendimi bulmam da bu sebepten olsa gerek.
Önce kalemimle tanışmamıza gelelim; öss zamanlarıydı...Kalemi elimizde çeviriyorduk. Test soruları üzerinde harcadığımız zamanlar da artınca kalem çevirmek kaçınılmazdı.

Ama o güne kadar aşkımı hep farklı kalemlerle yaşamıştım, genelde herkes gibi rotringlerden gidiyordum. Rotring'in bugün conconlar için kullanacağımızı bilmediğimiz bir kelime olan, o zamanlar sadece rotring modeli olarak bildiğimiz "tikky"si ile yaşardık aşkımızı. Zaten genelde de çakmasını kullanıyomuşuz da haberimiz de yokmuş (utanmaz kırtasiyeciler!). Öss zamanları kalem çevirme sırasında kalem oldukça hafif geliyor elimden uçuyordu. Ağır kalem arayışı ile kırtasiyeye adım attım; öyle herkesin kullandığından da kullanmam ha.

Şu üstteki resimdeki klasikleşen faber castell ile işim olmaz direk es geçtim. Rotring tikky zaten sıradan. İşte o an o zalım ışıltısı, o karabahtım gözüme çarptı. Ordaydı Faber-Castell'in yeşil ince ama ağır kalemi ordaydı. O zamanlar 10 TL idi (Şimdi 12 oldu) pahalı gelmişti ama evet bu olmalı deyip aldım kalemi. O kalemle öss atlattım ben manevi de bi anlam yüklenmişti artık.

Aramızdaki aşk da her geçen gün büyüyordu. Üniversitede dönem arası tatile gittik; dönüşümde ne göreyim.. Kalemim olduğu yerde yoktu.. Yıkılmıştım olamazdı ama olmuştu. Okuduğum şehir Kırıkkale'de de nasıl oluyorsa bu kalemden yoktu. Ankara'dan aldım ondan bi tane daha. Eskisine inat yenisiyle daha hoyratça yaşadım aşkımı ama nalet yurtta hem de ondan 20 dakika kadar ayrılmışken yine onu benden çaldılar. Yıl sonu geliyordu biraz ayrılık iyi dedim yazın aldım yenisini. Okuluma geldim güzel giden aşkımızda hiç birşey eksik değildi. İlk sınava girdik akşamına eve geldim şokkk...Kalemim, bir başka faber castell'im yine beni terketmişti. Yıkıldım orada kaldım, bir hüzünlendim, bir üzüldüm. Aradım aradım yok. Hatta çıkıp sokaklara arayasım bile geldi ama düşmesi imkansız cepten nereye gitmişti onu anlayamadım. Ev arkadaşımın verdiği bi başka kalemle sınava gittim. Yine aynı cebe koymuştum o kalemi yerini dolduramıyordu be.. Olmuyordu işte hep bişeyleri eksikti. Ertesi gün o kalemi cebimden çıkarırken bir de ne farkedeyim; CEBİM DELİK!!!!
O güzelim zalımın ışıltısı kalemim ordan montumun içine düşmüş yani montun boşluklarında dolaşıyor. Ve ben onun yerini bi başka kalemle doldururken de beni görmüş olmalı. Kimbilir oradan bana nasıl seslenmek istedi ama yapamadı kalemim. Onu kaybettiğime üzüldüm, bulunca oradan bana seslenemeyişine, sessiz sayhalarını düşündüğümde onlara da üzüldüm. Geçmesin onsuz sınavlar, olmasın onsuz noktalar, virgüller. Kalemim nolur bana küsme..
Daha yaşanacak nice sınavlar, hoyrat notlar varken bunu bana yapma!

Susam Sokağı


Çocukluğumuzun değişilmezi onlar. Dün yani 6 Kasım yani bundan bir kaç dakika öncesi 40.Yılıydı.
Hepimizin çocukluğu onunla geçmiş, google'ın böyle bir şeyi bizlere hatırlatması çok güzel.
Şahsen ben onları unutmadım, bugün olsa bugün de izlerim.
İşte onlardan bi kesit

Şimdi onlar yoklar ve bizler de çok büyüdük.
Sizi çok özledik be

Blog Widget by LinkWithin

Copyright © 2009 - Karalama Defterim - Tüm Hakları Saklıdır ve kartalizma_okan 'a aittir
Yazılan "bi kaç kelam" a saygı göstererek aktif bağlantı adresi vermeden kopyalama yapmayınız. Blog en iyi Google Chrome ile sonuç verir.