Daha önce bu tarzda bi konuyu ele almıştım bazı tepkilerle karşılaşmıştım ancak yine bu tarz bir konuda yazmakta ısrarcıyım.
Toplumlar canlı varlıklardır,yaşarlar,gelişirler,değişirler. İnsan da toplumun bir parçasıdır ve bu şekilde yıllar boyu bir değişim süreci yaşanır.
Şimdi bilimsel tarafını anlattıktan sonra bir gerçeğe dikkat çekmek istiyorum; toplumun geliştiği,değiştiği aşikar; bir önceki nesile göre bir sonraki nesil başkalaşıyor hatta yaşadığım şu 20 yılın (biraz daha fazla da lafın gelişi) son 10 yılında bile toplum değişmiş ve bazı şeylere daha açık hale gelmiştir.
Kızlarla bağlantısını kuracağım bi başka konu olan değişen toplum yapısında bağlantı şu dostlar:
Toplum değişiyor ama kızların o "ilk adım" tripleri değişmiyor.
"İlk adımı erkek atar" mışşşşş... Neden böyle ki bu? Tamam, halen toplumumuzda bir kızın ilk adımı atması bazı yanlış düşüncelere yol açar ama bazen hal öyledir ki kızın açılması da gayet doğaldır. Neden? Sorgulamak istiyorum, soru basit: İlk adımı neden hep erkeklerden beklersiniz?
Ya da ilk adımdan önce ilk adım-vari şeyler vardır; kızın peşinde koşulur. Peşinizde koşturulmak niye bu derece fazla haz uyandırıyor?
Değişsin istiyorum, toplum değişiyorsa kızlar da kendisini yenilesin. Daha açılımsal, zaman zaman uygun yerde hamleyi yapabilen,biraz daha çabalayan tek başına yaşanılan bi şeymiş gibi davranmayan gelişmeler bekliyorum.
Böyle örnekler daha anlatılamayacak kadar çok, ha biz erkekler niye bu kadar peşinde koşarız? Onu engellemek için de toplu bir uyanış gerekir. Tüm erkekler sendikal bi hareketle bu tavırları değiştirebilir. Bu yazım sokağa davet, greve teşvik değildir bir düşüncenin dile getirilişidir. Kızlar kendinize gelin, akıllı olun, adam olun(!):)


“Efendiler!
Bir şeyin zararıyla, bir şeyin imhasıyla yükselen şeyler, bittabi’ o şeyden zarara uğrayanı alçaltır. Hakikaten Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık, Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlana durmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi.

Halbuki,
Hangi istiklâl vardir ki,
ecnebilerin nasihatleriyle,
ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?..
Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!…”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
6 Mart 1922 TBMM Açılış Konuşması


Bunu neden paylaştım aslında tam olarak bir sebebi yok ama Türkiye'nin Barrack Obama'dan aldığı övgülerden sonra aklıma geldi ve bu konuşma aklıma geldi şu kısmını içimden tekrarladım; Hangi istiklâl vardir ki,
ecnebilerin nasihatleriyle,
ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?..

Sevdiğim Kız Bana Abi Deyince



Bunu daha yeni izledim, çok eğlenceli çok güzel bir şarkı ve vidyo. Sevdiğim bir arkadaşıma hediye ediyorum (ifşa etmeye gerek yok o kendini bilir).

Bilal kardeşimizin keşke gözleri açık olsaydı da pek çok sanatçının bile yapamadığı eğlendirme işini salt darbuka ve kendi sesiyle nasıl becerdiğini hissettiği gibi görseydi.

Serdar Turgut-Son 10 Yılın Önemli Olayları Listesi

Yazılarında mizahla bize bir şeyleri gösteren bazen de ağlanacak halimize güldüren Serdar Turgut yine yapmış pardon yazmış yazacağını:

Son 10 Yılın Önemli Olayları Listesi
Yine aralık ayındayız. Yani benim Serdaramus yazısını yazıp önümüzdeki yıla ilişkin tahminlerimi ortaya koymam ve geçmiş bir yılı değerlendirme yazılarımı yazmamın ayındayız. Bunlar geleneksel ama bu defa bir başka iş daha yapmak zorundayım. Son 10 yılın trendlerini, olaylarını da değerlendirmem gerekiyor.

İşte bugün son 10 yıla ait önemli olaylar listemi veriyorum.
1- Zaten bilinen bir gerçek, geçtiğimiz 10 yıl içinde çok daha güçlü bir şekilde kanıtlandı. Erkeklerin temelde tamamen ve geri dönüşsüz biçimde aptal oldukları yaygın kabul gören bir düşünceydi. Ancak bu ilk kez 10 yılın başında başlayan Jackass dizisi ve filmi ile açıkça gözler önüne serildi. Erkeklerin kendilerini ağır şekilde yaralayabilecek hareketleri, üzerinde hiç düşünmeden rahatlıkla yapıp sonra da buna gülebildikleri, özellikle ağır yaralandıkları durumu sevdikleri görüldü. Bu, birçok insanı gelecek açısından hayli karamsar yapsa da 2012 yılında dünyanın sonunun gelmesi ihtimalinin hala daha bulunması bazı insanlara teselli oldu. Çünkü erkeklerin böyle olduğu bir dünyayı çekilmez bulanların sayısı da hayli fazla.

2- Son 10 yıl içinde dünyanın tüm lisan bilimcilerini şaşırtan bir gelişme yaşandı. 'Bazı dünya lisanları ortadan siliniyor' diye endişe eden bilim adamları, sonunda nihayet yeni bir lisanın geliştirildiğini de görerek sevindiler. Bu müjdeli haber Türkiye'den geldi. Türk gençleri tamamen özgün ve bazen kendi yurttaşları tarafından bile anlaşılamayan yeni özel bir lisanla konuşmaya başladı. R harfini tamamen alfabeden silen, Ş harfine abartılı, gereksiz vurgulamalar yapan ve her kelimeyi tamamen lüzumsuz yere normalin üç misli esneterek söyleyen bu konuşma stili hayli yayıldı ve tuttu. Türk gençleri yabancı lisanları da bu vurgulamalar ile konuştuklarından o konuşma stili tüm dünyaya salgın hastalık gibi yayıldı.

3- Geçtiğimiz 10 yılda kızların düşük belli pantolon giyme modası çıktı. 2 numaralı maddedeki gibi konuşan kızlar, düşük belli pantolonların tamamen düşmesi sonucunda üstüne üstlük toplum içinde aniden donla da kaldılar. Böyle şeyler olunca zeka durumu 1 numaralı maddedeki gibi olan erkekler bunu gördükleri anda tamamen ve kalıcı bir biçimde daha da eblehleştiler. Bu arada 'Düşük belli pantolon kazası paparazzisi' diye de bir şey ortaya çıktı.

4- Bu yıllarda 'Gerçeklik şovu' (Reality show) diye bir oksimoron da çok yaygınlaştı. Gerçeklik şovlarının gerçeklikten çok daha ilginç, çok daha eğlenceli olduğunu düşünen ortalama televizyon seyircisi (Bu, 'Eblehler yığını' tanımını nazik biçimde yapmanın yoludur) bu şovlara büyük ilgi gösterdi.

5- Kafası kesilerek vücudundan ayrılan insanların bu olaydan sonra bir süre düşünüp konuşabildiklerinin geçtiğimiz 10 yıl içinde ortaya çıkması da çok kötü oldu. Karısının kafasını keserek onu öldürmeyi planlamakta olan birçok erkek sırf bu yeni bilgi yüzünen düşündüğünü yapamadı. Çünkü en azından ben kafası vücudundan ayrı biçimde konuşmayı sürdüren bir Rana'ya pek tahammül edebileceğimi düşünmüyorum.

6- Hayvanlar da bir tuhaflaştı geçtiğimiz 10 yılda. İlk önce 'Deli dana' hastalığı ortaya çıktı. Sonra 'Kuş gribi' ve 'Domuz gribi' geldi. Kuş gribi patlamadan önce evinin bahçesinde bir kümes dolusu tavuk beslemeye başlayan Türk köşe yazarının absürd haberi dünyaya bomba gibi düştü. Bu kişiye yeni Jackass filminde başrol oynaması için teklif getirildi. İnsan artık hangi hayvana güveneceğini bilemez hale geldi. İnşallah gelecek 10 yıl içinde köpek veya kedi gribi diye bir şey de çıkmaz. Eğer bir gün köpek gribi diye bir şey çıkarsa ben tavuklarım gibi köpeklerimi katiyen imha edemem. Bu da şimdiden bilinsin. Çünkü onlar kangal cinsi ve orta boy bir dinozor büyüklüğünde. Eğer sıkıyorsa gelin de siz imha etmeyi deneyin onları bakalım.

7- Tüm istatistikleri yalanlayan, tüm olasılık hesaplarını boşa çıkartan gelişme yine Türkiye'de gerçekleşti. Türkiye'de son 10 yıl içinde askeri darbe olmadı. Darbe gibi temelde pre-modern olan bir şeyin Türkiye'de post-modern darbeye dönüştürülebilmesi de hayli zorlama olan bir bakış açısına göre insanlığa teorik düşünce katkısı olarak görülebilir.

8- Cep telefonu bela gibi sardı etrafı. Okuma-yazması olmayan ve hayatında hiç para kazanmamış, temelde konuşacak konuları olmaması gereken insanlar bile ceplerinde üç adet telefon birden taşımaya başladı. Kiminle ne konuşabilecekleri meçhul bu insanlar çıkarılan iPhone'ların da en büyük müşterisi oldu. Geçen 10 yıla damgasını vuran bir başka gelişme olan 3-G teknolojisi de gelişince bu anlamsız insanlar üstüne üstlük birbirlerini görerek de konuşmaya başladılar. Bunların birbirlerini görmeleri de pek hoş olmadı. Sonunda bir araya gelip örgütlenmeleri ve toplumun düzeyini daha da aşağıya çekmeleri ihtimali ortaya çıktı.

9- Geçtiğimiz 10 yılın en büyük felaketi 8. maddede tanımladığım türdeki insanların ereksiyona yardımcı hapları en fazla kullanıp bir de üstüne üstlük seks yapmalarıdır. Bu tabii ki gen havuzunun inanılmaz derecede bozulması, çarpılması anlamına geliyor. Ben geçtiğimiz 10 yıl içinde başlamış olan bu trendin önümüzdeki 10 yıl içinde sonucunu alacağımızı, ortada 'Teenage Mutant Ninja Turtles'a benzeyen sevimsizlerin dolaşacağını düşünüyorum. Üstelik bunlar etrafta dolaşırken çiklet de çiğniyor olacak.

10- Son 10 yılın bence en önemli ifşaatlarından bir tanesi Türklerin evlenmeye çalıştıkları kadınlar tarafından reddedilmelernden sonra bile göbek atabildiklerinin ve üstelik bunu kendilerini biraz önce hakaret de ederek reddetmiş kadınla karşılıklı yapabildiklerinin ortaya çıkmasıdır. Bu tuhaf gelişme canlı yayında televizyondan bile yayınlandı.

Bozuk Şarz Cihazı ve Kızlar


Eski bir telefonum var ve doğal olarak masraf yapmak istemediğimden dandirikten şarz cihazlarıyla idare ediyorum ama sık sık da bozuluyorlar. Sağlamını alamıyorum çünkü telefonu ha bugün ha yarın atacağım modundayım.

Konumuza gelirsek; Şarz cihazım bozuk (bundan bize ne? diyorsunuz ama bi sabır) ve bi şarz ediyor bi etmiyor.
Ben de şunu farkettim bırakıyorsunuz bazen şarz ediyor derken hiç beklemediğiniz anda şarz etmiyor. Siz devam ettirince o da şarza devam. Kızlarla benzerliği ne mi? Bi kızla mesajlaşırsınız; canı istediğinde cevap atar canı istemediğinde atmaz ya da tam "hah atıyor mesaj rayına girdi iş" dersiniz bi anda bekle bekle cevap yok.
Elimdeki şarz cihazı da işte böyle; ediyor ediyor duruyor. Ben mesaj atıyorum yani bi daha kabloyla oynuyorum çalışmaya yani cevaba devam. Yani bi naz bi naz. Bi de bi umut var bekliyorsunuz. Sonra bi süre ne yapsanız, etseniz kar etmez yani cevap yok; yani şarz etmiyor. Bitti bu iş ya da bozuldu bu cihaz diyorsunuz ama bi anda geri geliyor şarza devam. Yine umut. Derken işi akışına bırakıyosunuz ne halin varsa gör yarın yenisini alıp seni çöpe atacağım deyip bi kenara bırakıyosunuz aynı başkasını bulayım seninle işim olmaz der gibi.

Bence büyük benzerlikleri varmış da farkında değilmişiz ya da bozuk şarz cihazı bana böyle hissettiriyor.

Blog Widget by LinkWithin

Copyright © 2009 - Karalama Defterim - Tüm Hakları Saklıdır ve kartalizma_okan 'a aittir
Yazılan "bi kaç kelam" a saygı göstererek aktif bağlantı adresi vermeden kopyalama yapmayınız. Blog en iyi Google Chrome ile sonuç verir.