44 Yıl Sonra Yine Aynı Pozisyon!

1966 yılı, maç 2-2. Almanya ve İngiltere Dünya Kupası finalinde karşı karşıya. Üst direkten dönüp çizgiden seken bir top ve itirazlara rağmen verilen bir gol kararı. O zamanın teknolojisiyle ve yayıncılığıyla hala tartışılırlığını sürdüren bir karar. İngiltere'nin üst direkten dönen ve yerden seken topunun hakem tarafından gol olarak değer kazandırılmasından sonra İngiltere kupayı alır.

Yıl 2010, Dünya Kupası "En İyi 16" Mücadelesinde karşılaşan iki takım yine aynı. Yine tartışmalı bir karar ancak bugünün teknolojisi her türlü bu pozisyonun gol olduğunu gösteriyor. Hakem golü vermedi ve doğal olarak durumu 2-2'ye getiremeyen İngiltere 4-1 yenilerek tarihi bir yenilgi aldı.

Belki de o günkü pozisyon gol değildi (ki tv'deki görüntülerden hatırladığım kadarıyla gol değildi yönünde) ve bugün de intikam alınmış oldu. Adaletin tecellisi midir ki?

İşte o gün ve bugüne ait 2 resim:




Ve o günün maçı tartışmalı gol 01.25'te. Benim kanaatim topun çizgiyi geçmediği şeklinde ve belki de buna 44 yıl sonra tecelli eden ilahi adalet de denilebilir.

Dünya Kupası Kim Alır (Yüzdelerle Tahmin)

Castrol bir tahmin sistemi geliştirmiş ve sık sık da güncel takım özellikleri girerek bunun en iyi şekilde olmasını sağlıyorlar. Kupayı kimin kazanacağından tutun da takım takım eşleşmeler, gruptan kim çıkar,çıkan takım finale kadar (geçtiği taktirde) kimlerle eşleşir, tüm turnuvanın akıbeti hepsi yüzdelerle yazılmış. Tahminlere göre İspanya-Brezilya finalinden kupayı Brezilya alıyor. İşte yüzdeler:



İngilizce olan bu sitede (castrolfootball.com) takım takım gruptan finale çıkma yüzdesine kadar da var.
Örneğin favorim İspanya'ya %17.5 kupayı alır diyor site. Sitenin en büyük favorisi %23 ile Brezilya.


Ayrıca kim bu sezon ne kadar penaltı kullanmış ve hangisini nereden atmış/kurtarmış o da sitede var.
Onu da Penaty Analysis özelliğinden görebiliyorsunuz.
Sitenin adını tekrar vermek gerekirse : http://www.castrolfootball.com dan Predictor'a girdiğinizde tüm detayları görebilirsiniz.


Dün tüm gündem maddelerinden sıyrılan çok garip bir haber vardı, İspanya Gizli Servisinin lütfu mudur yoksa "uzaylı"yı kötü anlamda mı kullanmıştır anlayamadım ama
uzaylıların Türkçe'ye benzer bir dil kullandığından bahsediyordu gazete haberleri. İspanya Gizli Servisi böyle bi tespitte bulunmuş.

Uzaylılar var mı yok mu daha onu çözememişken Türkçe konuştuklarını söylediler. GORA gerçek mi oldu ne?
-Bu ne?
-Dolar.
-Dolar mı?
-Türk Lirası var.
-Türk Lirası..olur.


Belki de tespiti yapan kişi GORA'yı izledi sonra uyudu ve rüyasına girdi sonuç olarak böyle bi kanıya vardı.:)

Konula ilgili Serdar Turgut'un hiç şaşmadığı yazısı bugün gayet açıklayıcı. Olaya hiç şaşmayan Serdar Turgut şöyle diyor:


Bunda şaşıracak ne var ki?
UZAYLILARIN Türkçe konuştukları anlaşıldı. Doğrusunu isterseniz ben hiç şaşırmadım bu habere. Dünyadaki her insanın temelde Türk olduğunun söylenebildiği bu dünyada, uzaylıların da Türk olmaktan muaf olabileceklerini düşünmek saflıktı bence. Uzaylıların, Türklüğün bu kadar yaygın olduğu kâinatta başka bir dil konuşabilmeleri de onlara yakışmazdı

İspanyol ulusal gizli servisinin hazırladığı raporda, sadece tek bir hatanın olması ihtimali var. Başka acil işi olmadığından olsa gerek, uzaylıları arayıp bulmuş olan bu istihbarat servisi, uzaylıları dinledikten sonra onların konuştuğu tuhaf ve komik lisanın olsa olsa ancak Türkçe olabileceğine karar vermiş olabilirler.

Biliyorsunuz, Türkçe son yıllarda hayli tuhaflaşmaya başladı; özellikle hayatla ilgili tüm bilgilerini, kültürlerini televizyon dizilerinden alan insanlar, dilimizden “R” ve “Ş” kelimelerini ebediyen atıp haylaz veletler gibi konuşmaya başladılar ve çoğu da konuşurken moronları andırıyorlar. Bu insanlar, örneğin “ASKIM GELİYOOO” türünden cümleler kurabilerek yaşamlarını sürdürüyorlar. Absürd konuşmaya başlayan bu kavmi, 2000 yılında Alpha Centauri yıldız sisteminden (Bu yıldız sistemi de artık sinir bozmaya başladı. Uzayla ilgili her garip, absürd olayda illa onun adının geçmesi nedense gerekiyor) gelip dünyayı ziyaret ettikleri anlaşılan uzaylıların da görüp duymuş olmaları ihtimali yüksektir. Uzaylılar, dil alışkanlıklarına en fazla uyan lisanın bu olduğuna karar verip artık bugünlerde Türkçe olarak nitelendirilmesi imkânsız olan bu tuhaflığı konuşmayı öğrenerek ülkelerine dönmüşlerdir. Hele Türkiye’de kaldıkları sürede bir televizyon dizisi seyrettilerse, dil yapıları muhakkak kalıcı bir şekilde deforme olmuştur. Ki uzaylıların Türklere bakarak tüm insanlığın boş vakitlerinde daima abuk diziler seyretmelerinin normal olduğunu zannedip dünyalı gibi davranmak arzuları nedeniyle televizyon seyrettikleri de kesindir.

Dolayısıyla uzaylıların Türklükten nasiplerini almış olmaları şaşırtıcı olmamakla birlikte, Türkçe’ye benzediği sanılan o lisanın artık Türkçe olmadığını üzülerek ifade etmeye mecburum.

Klişeler #3: Bir Örovizyon Klişesi


Uzun zaman olmuş sıkıldığım klişeleri şöyle bi dökmeyeli bee.

Bir Örovizyon (Eurovision) daha geride kalırken millet olarak yine bir zaferin direğinden dönmüş gibiydik. Eskiden 1000 atlı akınlarda çocuklar gibi şen olan milletimiz örovizyonun "haddi bee" derecesinden kaçmasıyla azcık buruktu ama o akınlar kadar şendi. Yıllarca bir klişeydi gitti örovizyonu bi kazandık ondan sonra ilgi bir arttı yarışmaya sonra da yarışma "milli dava" oldu. Klişemiz "örovizyonun milli dava oluşu" iken yıllar neleri götürdü özünde "örovizyonun milli dava oluşuna saçma" demek yeni klişemiz oldu. Şimdi içimden o kadar çok "örovizyonu ne sallıyorsunuz ingiltere yıllarca sonuncu oluyor kimsenin umurunda mı bre arkadaş şarkı türküyle avrupada dev olsak ne zaten tırt bi yarışma komşunun komşuya kıyakçılığından başka bi şey değil" demek geliyor ama örovizyonun milli dava olmasına laf söylemek de artık bi klişe. Ve ben bu klişeler arasında kalmış, sıkışmış, bi kayıtta çift klişe yapmış yapmayalım bunu bırakalım akışında gitsin bu yarışma diyerekten klişelerle dertli ah bu örovizyon klişeleri diyerek gideroğlu.

Klişeler'e karşı adamın bir başka yazısıdır bu da.

Blog Widget by LinkWithin

Copyright © 2009 - Karalama Defterim - Tüm Hakları Saklıdır ve kartalizma_okan 'a aittir
Yazılan "bi kaç kelam" a saygı göstererek aktif bağlantı adresi vermeden kopyalama yapmayınız. Blog en iyi Google Chrome ile sonuç verir.