Ne Terlikmişsin be!


Yıllar önce daha kimsede yokken giyerdim parmak arası terliği. Yaklaşık 6 sene oldu "parmak arası terlik" modasına öncülük ederdim. Arkadaşımdan aldığım (el koyduğum) bu terliklere herkes bi garip bakardı. Hatta işi "delikanlılık göstergesi" haline getirenler vardı. Ben "bi gün hepiniz giyeceksiniz ulan" dedim devam ettim giymeye. Heh işte sorun tam orda başladı, niye giyersin sen bir gün herkesin giyeceği terliği. Ben giymeye devam ettim ama bütün millete yayıldı bu, en vahimiyse "apaçiler" bile bu terlikten giymeye başladı. Tıpkı bi zamanlar "marjinal" olduğunu sanıp küpe takan tiplerin apaçilerin onu da ele geçirdiğini öğrendiği gün gibiydi benim için o an.

O zamanlar Krmızı Puma terliklerim vardı ama ben bugün bildiğin Gezer terliklerine razıyım. Anladım benimki bi hataydı bi daha böyle bir öngörü yaptığımda ufacık bi yayılmayı görünce vazgeçecem o modadan. Her yer parmak arası terlik sattığı gibi "apaçi-parmak arası stayla" da günlük hayatımızda yerini aldı. Hadi gözümüz aydın.:)

Ulukışla Savunması


İnternet gündemine 2009 yılında düşen bir makale: Ulukışla Savunması. Son yıllarda ortalığı kasıp kavuran "Metal Fırtına" serisine benzeyen bir makale. Ancak ona göre daha gerçekçi nedenlere dayandırılmış. Makale 2009 Nisan'ında Obama'nın Türkiye'ye geldiği gün yazılmış ve o günden başlayarak tam 15 Sene sonrasını öngörüyor. Ne kadar tutarlı bilinmez ve en nihayetinde bu bir öngrü. Fütüroloji denilen Gelecek Bilim alanına armağan. Yazar "Armagedon"dan bahsediyor, yani Kur'an'da da bahsedilen çıkacak Büyük Savaş.

Yazar önümüzdeki 3-5 Yıl içinde çıkacağını söylediği savaşı ABD-Rusya ana eksenli olarak oturtuyor ve İran-İsrail arasındaki bir sürtüşmeden doğabileceğini öngörüyor. ABD'nin Kıbrıs üzerinden Mersin ve Adana'ya geçtikten sonra Başkent Ankara'ya doğru yol alacağını söylüyor. Kıbrıs da uzun bir süre işgale kurban gidiyor. Boğazlar'ın bile elden gideceğini söyleyen yazar başlığa adını verdiği savunmayı Ulukışla'da başlatıyor! Ulukışla, Niğde'dedir ve stratejik önemine inanır yazarımız. Nitekim yazar askerdeyken bir uzman çavuş'tan Türkiye'nin işgal olacağını onları da Ulukışla'da durduracağımızı duyduğunu söylüyor. Uzman Çavuş da bir evliyaullah'tan duymuş.

Ayrıca bir bilgi de Ordumuz da burayı stratejik bir nokta olarak belirlemiş ve Tabur seviyesindeki birliği Tugay seviyesine çıkartmış.

Çok uzun bir makale bu, makalenin devamında Rusya da Türkiye'ye saldırıyor Mehdi ortaya çıkıyor. Sonuç olarak büyük buhranlı dönem geçiren ülkemiz Mehdi'nin çıkışıyla moral ve güç buluyor. Deccalle baş eden Mehdi onu da yok ettikten sonra dünya Altın Çağı'nı yaşar.

MAKALEYİ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

Çok sarsıcı bir yazı, tabii ki doğruluğu bilinmez inanmayabilinir de fakat insan böyle bir senaryoyu bile okuyunca kötü oluyor. Dünya'nın selahiyeti ve barışı için Allah gerçek Müslümanları korusun.

"Neyi Oy'luyoruz Kardeşim?"


1982 Anayasasının değiştirileceği yeni "Anayasa Paketi" açıklandı. Pek çok insan neyi oylayacağını da bilmiyor. Ve yine pek çok insan bunu bir siyasi vazife görüp ülkemizin en büyük sorunu olan "takım tutar gibi parti tutmak" hastalığından yola çıkarak daha hiç bir şeyi incelemeden hayır diyorlar ya da bi başka grupça evet diyorlar. Sorgulamadan, incelemeden yeni anayasa taslağı hakkında bir kelime bile okumadan gruplaşmaya/kutuplaşmaya başlanmış bile.

Öncelikle bu anayasa taslağını partiler üstü görelim ve inceledikten sonra evet ya da hayır diyerek demokratik hakkımızı kullanalım. "Peki kardeşim neyi oy'luyoruz biz?" diyenler çok fazla, incelemeniz için bulduğum bir taslağı sizlere paylaşıyorum.

Buraya tıklayarak 1982 Anayasası ve Yeni Anayasa Paketi'nin değişecek maddeleri karşılıklı olarak belirtilmiş.

Tabii ki herkes Anayasa Hukukçusu değil ama en azından bi göz gezdirin ve daha sonra her çevreden yazar/uzman gibi kişilerin yazılarını/makalelerini takip edin.

Her ne kadar partiler kendilerine siyasi malzeme olarak algılasa da bu paketi ben öyle algılamıyorum ve henüz kararımı vermediğim bu paketi incelemeyi sürdürüyorum.

Yukarıdaki dosyada düzenlemesi verilmişmidir bilemiyorum ancak Anayasa Mahkemesi

bazı kurumların, Anayasa Mahkemesi ile Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) üye seçiminde, birden fazla adaya oy kullanmalarını engelleyen hüküm ile Cumhurbaşkanı’nın, “İktisat, siyaset bilim dalları ve üst kademe yöneticilerinden” HSYK’ya üye atamasına olanak sağlayan düzenlemeyi, anayasanın değiştirilemez ilkelerinden “hukuk devleti” ilkesine aykırı buldu

Yani o maddedeki o kısım iptal edildi.

Ayrıca bazı iptal edilen ibareleri de BURADAN görebilirsiniz.

TDK'dan Geç Kalmış Sözcükler


TDK sağolsun çalışıyor ama biraz geriden geliyor. Amcamlar iyi,tamam çabalamışlar dilimize giren yabancı sözcüklerin Türkçe'sini üretmişler ama kelimelerin hepsi o kadar yerleşmiş ki değişmesi de bi o kadar yıl ister. Bu listedeki sözcükler öngörülerek yerleşmeden yenileri üretilmeli. Teknoloji alınırken örneğin bilişim teknolojisi geliyorsa önceden onunla ilgili olabildiğince kelime çevrilmeli ve iyi bir şekilde duyurulmalı. Çip için artık çok geç olabilir. Ona keza; "Migren","klip","light", hele ki "kapora" yine "lot", "panik", sonra "voleybol". Bunların değişmesi çok çok zor. İlginç olansa kelimelerin çok büyük çoğunluğu halk dilinde çok yaygınlaşmış ve yerleşmiş.Haberin tarihine inanamadım ama gerçekten de yeni: 13 Temmuz. (Haber) Yenilerini kullanmaya çabalasak da çok zor değişecek kelimeler bunlar. Umuyorum faydalı olur. Bu alanda da Oktay Sinanoğlu'nun "Bye-bye Türkçe" kitabının okunması tavsiye olunur.

İşte o kelimeler:

'Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu'nda yer alan ilginç kelime önerilerinden bazıları

amblem belirtke
anchorman ana haber sun.
aspiratör emmeç
banliyö yörekent
bypass köprüleme
billboard duyurumluk
çip yonga
dart oklama
duayen aksakal
ekspres özel ulak
eküri ahırdaş
gurme tatbilir
happy hour indirim saatleri
kapora güvenmelik
klip görümsetme
light yeğni
lot tutam
metroseksüel bakımlı erkek
migren yarım baş ağrısı
navigasyon yolbul
ordövr yemekaltı
panik ürkü
prime time altın saatler
raket vuraç
reenkarnasyon ruh göçü
self-servis seçal
sürpriz şaşırtı
terör yıldırı
tirbuşon burgu
tribün sekilik
türbülans burgaç
ultrason yansılanım
voleybol uçan top
zapping geçgeç


Yaz geldi malum, hit parçalar hareketli şarkılar kop kop olmalı. Radyoda çalacak parçalar hazırlanmalı, radyoların da iki gram sürülecek aklı yokmuş gibi 3 tane şarkıyı çalıp çalıp duruyo: Bodrum,Evli Mutlu Çocuklu bi de o "muhteşem söz yazarı" soner Sarıkabadayı'nın (deniz kestane'nin deyimiyle) "kennnnnsssi yazdıığğğ,kenssssi bozduuğ" şarkısı. Peki bi popçusunuz ve "hit parçaya" ihtiyaç var, e malum yaz geldi albüm satamayız millet bu kıçı kırık sözlere iki kuruş para vermez de; hani sağda solda konser alabilmek, tv programlarına çıkabilmek için lazım bu parçalar.

Demet Akalın şarkısı yapma formulünü bi yerden bulursanız onu önce uygulayın,ben onu da katıp ona biraz ek yapacağım:
-Öncelikle cukka cukka dıp tıs dıp tıs bi müziğimiz olmalı. Heh yaptık mı onu?

-O zaman yeni ayrıldığımız bi sevgili lazım (bu hayali de olabilir).
-Ondan bi nefret onla olmayan yürümeyen şeyler olmalı sözlerin içinde. "bodruma da gittik,istanbulda da yaşadık olmadı" falan filan.
-Onu da eklediysek şarkılara ingilizce sözler, ritmi hızlandıracak şarkıyı hareketlendirecek ingilizce bir cümlelik ağızdan bi seferde çıkabilecek sözler gerekli,misal: şeyk yo badi, lets go falan gibi.

-Bunları da ünlü bir zamanların RAPçi diceyi Funky C söylerse daha da heycanlı olacaktır.

Sözler aslında hep sıradan, bazen arabesk isyankarlığını barındırsa da daha sıradan olmalı. Ayrıldığın sevgiliyi fazla tınlamamalı onu aşağılamak serbest hatta yenisini bulup eskisine sallarsan o da güzel bi "hit" olur.

Şimdi yaz müziğimiz hazııır, o zaman hadi müzik yapmaya.

Dünya Kupası'nın Gözyaşları

Bir Dünya Kupası daha sonlanıyor. Kaybedenler, beklentiler, heycanlı bir 90 dakika sonrası yıkılanlar, penaltı kaçıranlar, takımlarının kaybetmesini kendine bağlayanlar, kaçan pozisyonlar, hatalar, umutlar, hevesler ve "son"lar. Her ne olursa olsun, futbolda sevince yer olduğu kadar gözyaşına da yer var.

Alman Bild Gazetesi aşağıda paylaşacağım fotoğrafların hikayesini anlatırken "Futbol safi duygudur." diyerek başlıyor.

Ve devam ediyor: "Sevinç ve acı. İkisi de yanyana."

İspanya Paraguay'ı elyerek Yarı Final'e çıkmanın sevincini yaşarken Paraguay'lı 27 yaşındaki Cardozo gözyaşlarını tutamıyordu.

Resmin altına eklenen yorum ise şu: Cardozo teselli edilemez durumda, kendini teselli etmeye gelenleri bile istemiyor. Fernando Torres deniyor ama başarısız.

"Bir başka trajik sahne Gana elenirken yaşanıyordu." Asamoah Gyan Gana adına seri penaltılardaki son penaltıyı direğin üstünden gönderince Uruguay'a Yarı Final biletini hediye etmiş oldu. "Eğer golü atsaydı takımının Yarı Final oynayan ilk Afrika takımı olması işten bile değildi."


Hele ki büyük beklenti içindeki takımlar; İtalya,Fransa,İngiltere... "Son olarak da Almanya'nın Çeyrek Final'de saf dışı bıraktığı Arjantin!"

Ağlamamak zor olanı, insan tv karşısında bile etkileniyor. Favori takımı elendiğinde üzülenlerin sayısı bi hayli fazladır. Hani derler ya "futbol hayata fena halde benzer." işte aynen öyle. Daha önce de demiştim "erkek adam ağlardı hem de öyle ağlardı ki yüreğini bir yakın bakalım." Belki yürekleri orda bahsettiğim manada anmadı ama canları yandı ve gözyaşlarını tutamadılar. Futbolda sevincin kardeşi de üzüntü ve böyle turnuvalarda herkes bişeyler umar, fazlasını elde ederse hep daha fazlasını ümit eder ve kaybettiğinde yıkılır, büyük beklentilerin azını bile karşılayamazsa yine yıkılır. Hayata benziyor değil mi?..

Bild gazetesi yazıyı sonlandırırken, "Almanlar umuyor ki Löw ve öğrenciler sadece sevinç gözyaşları dökecekler." diyor. İspanya'nın kupayı alacağını düşündüğümden bu akşam onları da ağlarken izleyebiliriz.

"Fransa'yı şanlı bir 2-1'le geçen ev sahibi Güney Afrika buna rağmen gruptan çıkamadı. Siphiwe Tshabalala'nın acıları sahanın dışına zorla gittiği gibi görülüyor."


ABD'li Santrafor Maurice Edu, Gana'ya elendikten sonra. Çaresiz.

"Brezilya'lı Dani Alves ülkesinin Hollanda tarafından saf dışı edilmesinden sonra sahanın ortasında tek başına oturuyor"

"Dövmeler gözyaşlarına karşı korumasız: İtalyan Simon Pepe ülkesinin takımı gruplardan çıkamayınca ağlayarak sahayı terkediyor."

"Arjantin elendi! Maxi Rodriguez Almanya mağlubiyeti sonrası gözyaşlarını tutmakta zorlanıyor."


"Paraguay'lı Nelson Valdez ülkesinin İspanya mağlubiyetiyle elenmesinden sonra yüzünü saklıyor."


"Maradona sarılmasına rağmen onu teselli edemiyor."

Blog Widget by LinkWithin

Copyright © 2009 - Karalama Defterim - Tüm Hakları Saklıdır ve kartalizma_okan 'a aittir
Yazılan "bi kaç kelam" a saygı göstererek aktif bağlantı adresi vermeden kopyalama yapmayınız. Blog en iyi Google Chrome ile sonuç verir.