Tevazu ve Sanatçı Olmak


Başlık biraz tanıdık ve klasik gelecek ancak bugün yaşadığım bir olayı anlatacağım şimdi. Bugün Manisa'da Ahmet Özhan konseri vardı. Ahmet Özhan'ı belki bazı "yeni nesil" arkadaşlar tanımaz. Kendisi sanat müziği ve tasavvuf müziği ile kendini Türkiye'ye tanıtmış önemli sanatçılarımızdandır. Bugünlerde herkesin etiketi "sanatçı" ancak ben "sanatçı" unvanını taşıyabilmeyi bugün kendisinde gördüm.

Kendisinin konserinden sonra bizlerin bulunduğu mekana geleceğini biliyorduk. Kendisi Manisa'ya geldiğinde Ayn-ı Ali Çay Bahçesine gelecekti.

Ayn-ı Ali'ye gelişinden başlamalıyım önce.
Bekleyiş sürüyor.. Mekana lüks araçlar yanaşıyor ama hala içinden Ahmet Özhan çıkmıyor. Derken bir taksi yanaştı ve "acaba mı?" dedik sonrasında da "yok artık taksiyle de gelmez heralde" diye bir ortak düşünce oluştu. Ancak taksi daha ordan ayrılmamıştı ki üstünde "Manisa Belediyesi" yazan otobüs yanaştı. İçinden ona benzeyen biri indi ama inanamadık. Gerçekten de kendisiymiş, kafile halinde otobüsle geldiler. Bildiğimiz 27'lik midibüs ve sanki geziye gelmiş bir grup gibi gayet sıradan bir biçimde indi. Yanında bir sürü de insan vardı ve Ahmet Özhan'ın onlardan bir farkı yoktu.

Mekanda öyle şaşalı çok büyük hazırlık olmaması dikkatimi çekti ama Ahmet Özhan oraya gelince anladım bunu. Öncelikle konumumuz nedeniyle yerimizden edilir miyiz düşüncesindeydik. Hemen arkamızdaki masa onlar için boş bekliyormuş zaten. Gelmeden önce o masada bir bardak kalmış ve Ahmet Özhan onu görünce orda birinin oturduğunu düşünüp oraya oturmak istemedi. Otobüsten beri gelen şaşkınlığımıza bir yenisi daha eklendi.

Nasıl olurdu ki? Koskoca bir sanatçı hem de büyük ve önemli eski bir sanatçı! Kendisi rahat bir kot ile tişört giymiş ve gelmişti. Kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerle severek çektirdikten sonra bir de fotoğrafı inceliyordu. Kendisini biz de sıkmayalım diye saygımızdan fotoğraf çektirmedik.

Oturulan masada kendisini dinlemek üzere, ondan feyz almak üzere geldiğni söyleyen insanlar vardı. Ancak kendisi "estağfrullah" diyerek yine tevazusunu gösterdi.

Ahmet Özhan gecenin sonunda yine ekipten biri olan hatta bir büyüğü olduğunu düşündüğümüz birine danışarak oradan kalktı ve kafile halinde geldiği otobüse binerek gitti. Otobüste de eğlenceli bir yolculuğa çıkacak öğrencilerin gezisindeymiş gibi oturuyordu.

Beni etkileyen bu olayı anlatmayı istedim. Çünkü bugün -genellikle- magazin programlarında yer alıp adının altına kendisinden ilk defa bir şarkıyla bile bahsettirse "sanatçı" diye not düşülen o insanları gördükçe böyle şeylerden etkileniyor insan. Binbir kaprislerle konserlere gelen, odasına içkisini bile isteyen insanları duyduktan sonra garip geldi.

Aslında Ahmet (Özhan) Bey'in yaptığı bu davranış olması gereken bir davranış. Ancak şanssız bir nesil olarak yaşanılan bu bozulma karşısında bu kadar hayrete varışımı doğal karşılayınız. Kendisine bu yazı ulaşırsa adını bugüne kadar sadece bildiğim için özür dilediğimi, artık şahsına da büyük hayranlığımın oluştuğunu belirtmek isterim.

0 Yorum Karalandı. 'Karalamak' için tıkla:

Blog Widget by LinkWithin

Copyright © 2009 - Karalama Defterim - Tüm Hakları Saklıdır ve kartalizma_okan 'a aittir
Yazılan "bi kaç kelam" a saygı göstererek aktif bağlantı adresi vermeden kopyalama yapmayınız. Blog en iyi Google Chrome ile sonuç verir.